14 Temmuz 2026 Salı

mainstream olamamak

anasını avradını sikiyim. orospu çocukları. küfür ediyorum işte, ne yapayım. kime kızgınım, neye kızgınım. hiçbir şeye. her şey olması gerektiği gibi. her şey mükemmel. 

denedim, yalan değil. kalp atışlarım yavaşladı ve düştü. çok uzun yollar kat ettim. geldiğim yer yine çukurun dibi. hep çukurun dibi. ne kadar dibe düştüğümden habersiz hep çıkmaya çabaladım. nasıl düştüm, neden düştüm, bilemeden. hep içindeydim hep hissettim. karanlık kolumu bacağımı hep tuttu. bu yaşamak değil. yaşadım elbet ama bu yaşamak değil. 

söylenecek sözler ve düşünülecek şeyler var. bu acı ve çözümlemesi daha pek çok uzun yıllar alır. bugün yine nüksetti acı, küfrettim, nefrettim, sevdim ve kabullendim. yine kafamdan bir katalog çıkardım hoşuma giden bir karalamaca buldum, çektim çıkardım, yapıştırdım üstüne. tutar mı tutmaz mı, tutarsa ne kadar tutar bilmiyorum. 

uzun sözün kısası yetersizim. kafka misali. kafka da ciğeri beş para etmez şerefsiz bir piçti. sikik sikik bir köşeye geçer yazardı, entellektüel derinliği avuntusu olurdu veya olmazdı mesela. algılarının derinliğini yaşamının sikikliğini çözümlemekte kullanırdı. anasını avradını sikiyim. kafkayı hiçbir zaman sevmedim, sevenleri de anlamadım. 

fitzgerald'ı da sevmem. puştun tekidir, hatta puştun önde gidenidir. karısını da sağda solda siktiren bir pezevenktir. 

daha onlarca yazara sallardım da artık negatif şeyler düşünmemeye karar verdim. negatif şeyleri bloklayıp pozitif şeyler düşüneceğim. bakalım bu tutum beni hangi sikime kadar götürecek. 

biz mainstream değiliz. acı konuşuruz. insanlar bizi sevmez, biz insanları sevmeyiz. belki işin doğrusu budur. hep eleştiririm insanları hep kusur ararım hep en karanlık en kötü taraflarını görürüm. şişmansa neden şişman. zayıfsa neden zayıf. hepsi bir grup böcek işte ne diye kafana takıyorsun. gerizekalı hayatlarında gerizekalılıklarına tutunup ileri doğru ilerlemeye çabalayan veya çabalamayan bir grup enayi. tıpkı senin gibi anasını sikiyim. ne yanlış görüyorsun bunda?

korkmak

 korkuyorum. çok yalnızım. beni anlayacak dinleyecek kimse yok. ben elimden geleni yaptım. ölürsem eğer geriye yapacak bir şey kalmaz. yaşamak istedim. mücadele verdim. korkunç bir acının içinde korkunç sancılar çektim. evet? artık ölebilir miyim? beni kurtaracak kimse yok mu? beni kurtaracak kimse yok. insanlar birbirlerini kurtarmak değil öldürmek ister. bugün böyle bir gün. kabul ediyorum. ben böyle bir insanım. düşüncelerim hep o yönden doğuyor. sıktığım palavraların bayatlığı komiğime gitti bugün. ne şaklabandım ama! gülümseyen takla atan şaklaban bir şempanze! japonların çini işgal ettikleri zamanlar aklıma geldi nedense. bebekleri süngüden geçirip insanları korkunç işkencelerle öldürdükleri zamanlar hani. benim içimde o da var işte. çünkü ben bir insanım. 

kayıp zaman ve mekan

broken 
tryin to make a livin out of this fucked up broken life
putting the papers together to make a rose
but it doesn't smell

yine öyle bir gece azizim. yalnızım. roxanne, young lust ve daha nicesi. ömür geçiyor. içimde bir acı, yeterince acımıyor. gülüşüyle hatırlanan çocuk. bu korkunç acının durağı neresi? 

hiçbir şey aynı hissi vermiyor

 yıldız tozları birbirine karışmış. parmak uçlarında bir hüzün. kayıp herşey, birbirinden çok uzak. sadece izleyip dua ediyorlar birbirlerine. el ele tutuşamayacak iki sevgili misali. nerede şekil alıyor bütün hüzün. hangi kelimeyi arıyorum da bulamıyorum. 

Kayıp

Dalgalar ve rüzgar aşındırarak götürüyor benden küçük parçaları. Kumdan kale gibiyim aşınmaya mahkumum. Tek gereken zaman. Doğa bildiğini yapıyor. Çarpıyor herşey, çarpmak zorunda. Alıp götürüyor sürüklüyor. Nerede tekrar buluşup ben olacak tüm bu parçalar? Sonsuz zaman ve sonsuz mekan içinde mümkün herşey. Ben sonsuz kere sonsuzluğa karıştım ve hala burdayım. Bu satırların arkasında bir yerlerde aynı gizemi çözmeye çalışıyorum. Tamamlayabilecek miyim bu çözülüşü.

dünyayı özlemek

çilenin içindeki arayışı ve umudu. bir karıncanın sırtındaki yükü. ezilmek ve ezmenin hissini. dünya ağırdı. dünya hep ağır. dünya bir düşmek. düşmek göklerden aşağı ve çarpmak sağa sola. özledim dünyayı. dünyayı özlemek. bir ağırlık var oturacak yeri arıyor düşüncelerimin içinde. irice bir hakikat kendi kendince. dünyayı özlemişim haberim yok. küçük çocukların gülüşü. bir kadının hüznü. kelebeğin kanadı. dağlar ovalar nehirler ve gökler. hapsoldum bir manzaranın içine. dağın birindeki bir ağaç misali. hep aynı gök hep aynı yağmur hep aynı toprak. azalınca çoğalıyor herşey. çoğalınca azalıyor herşey. elim kolum bacağım dışarda. aklım fikrim orda burda şurda. bu dünya varya işte bu dünya. ah işte. özledim onu. daha terketmemişken özledim hemde.