26 Aralık 2021 Pazar

küçük karım

HADİ ORDAN

kırdım parçaladım sattım
yalanların önü arkası kesilmezdi 
kurdum yaylı bir oyuncak gibi
dişlileri döndü zıpladı çarptı kırıldı 

aşkım aşığım aşk 
masaj yap sırtıma 
ellerin derman olsun bu lanet kırıklığa
kolum bacağım yüreğim
her yerim
kopup yuvarlandım 
güya dağdım 
güya dağdım

samimi bir tebessüm yeter
sobanın üstüne koysan taşı
yine ısınmaz 
ama senin ellerinde gözlerinde gülüşünde
işte o zaman
işte o zaman

paylaşmak istiyorum
paylaş istiyorum 
sen konuş ben dinlerim
hiç sıkılmam 
hem de hiç
inan ki ömrüm yettiğince dinlerim
sen yeter ki konuş
yeter ki tebessüm et
yeter ki gözlerin çarpsın gözlerime
aksın yüreğime

24 Kasım 2021 Çarşamba

Buruk kırık gulumsemeler

 Cikabilir miyim karsima, onlarca soz arasindan 
Bakip gozlerime, inanabilir miyim varligima

Carparim duvarlarina benligimin
Kirip dokerim arada
Burasi benim evim 

Verilecek bir cevap olsa verirdim
Tutardim dudaklarini
Surterdim yanagini yanagima
Kokumu kokuna

Yasli ayyasin tatli miriltilari karisirsa ruyama







2 Ekim 2021 Cumartesi

kış vakti aşk

    soğuk oldu mu hava daha beterdir aşk. yazın öyle değildir mesela. hafiftir, esinti varsa alır götürür. uçurur aklından her şeyi. ama kışın var ya.. bir de kar yağıyorsa eğer. ağırlaşır, çöker üstüne. kışın aşk acıtır. soğuk çarpması gibi. üşütür, sonra yakar. yatağa düşürtür, ciğere sarar. kar yağıyorsa eğer, bir de geceyse ayaklarında birikir aşk, soğukla beraber. sonra bir nefes alırsın, ciğerine girer. kışın zordur aşk, soğukla beraber işler insanın içine. elleri üşür insanın, aklı donar. bastığında karların üstüne, iz olur. sessiz bir gece vaktiyse eğer, sesini duyarsın. derin bir nefes alırsın, verdiğinde kirpiklerinde donar. kışın aşk zordur. birikir, yağan kar gibi. ağırlaşır yüreğin üstünde. her nefeste, her adımda. 

    

19 Eylül 2021 Pazar

yıllar geçmiş

 bir yumruk savurdum rüzgarı taşıdı ucunda. parçaladı kolumu. kanlarım parlayarak sıçradı. ışıktan daha mı hızlıydı. hayal mi gördüm. koştum ve salladım bir tane. ayaklarım yerden kesildi. uçtum. bozuldu dengem. taşıdım her şeyi. tüm ağırlığı. binadan mı düştüm, yoksa sadece koşuyor muydum.

kes gitsin. at parçala ne önemi var.  hepsi geride kalmış. yaşanmış uçmuş toz olmuş. benim değil kimsenin değil kimseye ait değil. hepsi bir hikaye. lanet bir hikaye. ben atladım o binadan. cesedim havada süzüldü. ışık hızını aştım. hissettim. her şeyi. orda rüzgar çarparken benliğime . farkındalığım tavan yaptı. algılarım keskinleşti. her şeyi gördüm. ordaydım. rüzgar hemen suratımdaydı. parçalandı. koştum. 

ağırlığımı hissettirdim. bütün o ivme, sert çarpışma. çıkan tok ses. kalçasının gölgesinde. her lanet gün. kanla yıkandı gövdem. süngeri sıktım, kan çıktı. döküldü, aktı aşağı. suya karıştı. soğuk su, gövdemden aşağı. 

hız. anlatabiliyor muyum. hissedebilirsin. soyut değil, elle tutulur. gerçek. vücudunda ki tüm sinirler, tüm damarların ve organların. hepsi hisseder. hız. anlatabiliyor muyum. kalbin vücuduna kan pompalarken taşınan tüm kan, su dolu sürahi gibi. etin kemiğin kalmaz, sadece damarların ve sinirlerin. orada hissedersin hızı. sanki vücudunun içinden geçer. tüm o kuvvet, tüm o ivme. gövdende taşırsın. çekilir kanın.

14 Eylül 2021 Salı

sapıklık


yalanlar var. o zaman insanlar da var. her türlü yalan var. her türlü de insan. herkes gizlenir. istisnasız. herkes. bir yalan vardır, onun arkasında da bir insan. her türlüsü. demek istediğim, bir kadın gördüm bugün, aklıma takıldı. anlarsınız ya, kanca gibi. deşerek, delerek takıldı. iyi anlamda değil tabii. kötü anlamında kötülüğü tartışılır. yani, ben tartışırım. bazen dilimi ısırırım, gözlük altından bakarım. aklına girer, kendime bakarım. kendimi hayal ederim. kötü anlamda tabii. tartışılacak bir yanı olmayan şekilde. o zaman bir kor düşer, yada kıvılcım çakar. tetiklenir tüm anılar, hatıralar. aşk'ı hatırlarım. ateş'i. klişe tabii. ama bilen bilir. aşkın ne olduğunu, ateşin ne olduğunu. birinden birini anlayan diğerini de anlamış olur zaten. sonra, omurgasız bir yılan gibi, doğru anlatabildim mi, bir sapıklık kıvrılır içimde. öyle bir yılandır ki bu her kıvrılışı tüyleri diken diken eder. bir şevk, heyecan ve korku doldurur insanın içine. zevkten de üstündür bu, çünkü acı da zevke katılır pişmanlık da, korku da. yeni bir şey olur. her şey korkutur, her şey zevk verir. histerik bir zevk hali. normalinden daha güçlüdür bu, daha kuvvetlidir. kalp daha hızlı atar, omurga soğur veya ısınır. insanın sırtı bir diken olur bir düz olur. nefes alıp veren bir ejderha gibi. işte budur sapıklık. antiktir, çağlar öncesidir ve eskidir. tıpkı bir ejderha gibi.

24 Haziran 2021 Perşembe

bilmek, anlam vermek ve biri olmak

korkağın tekiyim. ne yazacağımı unuttum bile. hatırladım! bir ton yalan döşeyecektim, sonra saklanacaktım. 

biliyorum. kimim, neyim ve nereden geldim. geçtiğim yol nere, o yoldan geçmenin bedeli ne. geçtiğim yolları beğenmedim. ayaklarımda biriktirdikleri çamurları beğenmedim. dönüştüğüm adamı beğenmedim, yolu da beğenmedim. 

korkar haldeyim. geçmişimden. olduğum insan, girdiğim şekiller ve silüetler. 

saklanmam gerek. kendimden. diğerlerinden. ittirildim, kakıldım. ezildim, aşağılandım. lekelendim. 

yapıştı mı üstüme hepsi? yıkarsam, geçer mi? sordum, sordum, sordum. cevap vermeyi unuttum. 

korkum yok. 

korkum var.

neden? suçum ne? ne yaptım?

insanım. tek cevabım bu sanırım. basit ve anlaşılır. kolaya kaçan bir cevap. içinde her şeyi barındıran bir cevap. 

sarılamam, öpemem, gülemem yüzlerine. otururum karşılarında, anca bir sigara yakarım. affedemem. ne kendimi. ne onları. güvenemem. 

o yüzdendir ki, bilerim sözümü, hazır ederim aklımın cebinde. beş para etmez bir serseri gibi. bıçaklamaya hazır beklerim.  

affetmem gerek, sonra af dilenmek. 

20 Haziran 2021 Pazar

cahildim

bazen söz vurur insanı
bazen de müzik vurur
ikisi beraber vurdu mu
darmaduman olur


14 Haziran 2021 Pazartesi

mfs

They think they are the best 
I dont think so
They say they speak only truth
I know what truth is

In hell
Only gunbarrels can spit out the truth 
And you can dream under the gunsmoke
As much as you want


 

4 Haziran 2021 Cuma

hırsız

her şeyin sahibi olmak istedim
parmaklarımla kumlara şekil vermek
onları silüetlere çevirmek
hükmüm altında eylemlerine yön vermek

bir kadın vardı saçları ipek gibi
tenine tanrı dokunmuş gibi
peki ya benim dokunuşum

işte o an idrak ettim
kanımda gezen şeytanı
tanrıya kafa tutan hırsızı


16 Mayıs 2021 Pazar

eğlence sektörü

orijinal bir iş yapmıyoruz, çalıyoruz.

çağın büyük beyinleri sonu gelmez düzlemler içinde eritiyorlar zihinlerini
gerçeklerin peşinde, bir hayal peşinde
amacı olmayan makineler
hepsi bir kuruntu peşinde, paldır küldür külüstür yığını çöplüğün tepesinden aşağı
vidalar ve tornavidalar, paslanmış kafalarda buluşuyor, tokuşuyor, çınlayıp eko yapıyor
bu paslı külüstürü sadece caz hareket ettirebilir, onu sarsıp hırpalayarak

entelektüel bir duraksama, tanrım affet bizi
düşüncem kayar gider sapkınlığımla beraber
kayar sabun gibi sabun taşı üzerinde ege kıyılarının tuzlu güneşi altında 
terlerim, sonra rahatlarım 
yorulur, duş alırım 
beyaz giyer, bir yelkenli gibi rüzgarı toplarım gömleğimde

ne zaman düşüncem oraya gitse, kıvrılır bir tür zevk içimde, keyif alırım
sarı, kum rengi, bal rengi canlanır zihnimde mavi gökyüzü altında, bej kumaşlar arasında
sıcak bir yaz günü, serin bir gölgede 
ırzına geçerim dünyanın






8 Nisan 2021 Perşembe

kartallar

 kompleksliği seviyorum. kaosun içindeki düzenin farkına varmayı. düşüncemin çukurlarına girmeyi, uçurumlarında yürümeyi. seviyorum farklılığı, derinliği. dalıp çıkmayı. nefesimin kesilişini, şaşkınlığı. algılarımın oyunlarını. kahretsin. aşığım hepsine. hislerimin içinde kaybolmaya. güzel bir şiir yazmaya. yaşamın, hayatın kırıntılarını toplamaya. 

isterdim ki her şey bundan ibaret olsun. ne azı ne fazlası. saçmalıkların içinde boğulmak olmasa keşke. keşke sadece ben olsam, zihnim olsa. bir düzlem olsa, içinde sonsuzluğu yaratabileceğim. zihnimin her türlü kıvrıntısını ortaya dökebileceğim. 

suratıma işiyim ki yalnız bir adamım. bu yalnızlığımın kaynağı belli ama ben korkağım. çıkarmaya korkuyorum. gerçi her şey ortada sadece görmezden gelmek gerek. tıpkı hayat gibi. kaybolmalı varoluşun içinde. insanların safsataları, kahkahaları, kıkırtıları içinde. o zaman insan erer işte bilgeliğe. ama bilgelik sadece bundan mı ibaret. kan kusturur insana, sonra parçalar benliğini, parçaları toplayıp birleştiriyim dersin ama kamçılar, zulüm eder. inanırsın ki sonda bir ışık vardır, ulaşılacak bir hedef. yoktur. sadece zulüm ve kaos vardır. kapılar çarpar, kulakların çınlar. döndüğün her yer sırtını döner.  zihin hep oyunlara açıktır. sen de oynarsın bunu. bu kırıntılar içinde. bu küçük zaman dilimi içinde. sığmaz tabii. ötesi var, ama biz yokuz. işte bu yüzdendir tüm bu çalma çırpma. küçük düşürüp, sakatlama. 

geçtiğinde sınırı, aklın düşüncenin hissinin duvarını. varırsın başka bir çukura. beslenmesi gereken, doymak bilmeyen yüce çukura. ondan kurtuluşu henüz bende çözemedim. belki temel taşı o olduğu içindir. temeli yıkmak gerek. o da ölüm. ama korkaklığım nükseder, yaşamın cilvelerine kaptırırım gönlümü, o yüzden hala hayattayım. 

olmak yada olmamak işte bütün mesele bu. yada daha fazlası. 

23 Şubat 2021 Salı

döküntü

 pek çok. pek taze. kapkara olmuş. suratı aklı hayatı. insan ister, istemez mi ya!

 istediler ve hükmettiler.

ben sadece kafamı kaydettim kağıda. o kağıdı almaya geldiler. çalın zihnimi düşüncemi 

ait değilim. nereye sana bana ona şuna.

tanrı geldi gördüm onu. her yerdeydi

ben ise burda değildim. 

gideni geleni eksik olmaz bu dünyanın milyarlarca ışık yılı öteden. seker çarpar taşar. 

dalgalar!!!

koparacığım gövdemi, çıkacağım içinden. 

yeter artık.

yeter artık.

sıkışık pısışık kırıtık.

KAAAAAHPPPPPPPEEEEEEELLLLLLEEEEERRRR!

teslim ettim kendimi, karakola değil.

uzak ücra köşeler sinmiş bekler koklar pisliği yoklar arar 

bilmez miyim

hepsinin farkındayım

tüm bu şerefsizliğin aldığı şekli dönüştüğü mekanizmayı

CANAVAARIIIIII!!!!!!!!!!






beni bulduklarında

 kocaman bir saçmalığı yaşıyorum. hiç bir yere ait değilim, ait olamadım. istemedim değil, kafamda hayaller kurmadım değil. gerçeklik beni pençesine aldı, oradan oraya savurdu, ben ise sığındım hep kafamın içine. bazen bir parça huzur buluyorum, belki oraya aitimdir diye düşünüyorum sonra boğuşmaya devam ediyorum gerçeklikle. nefret ediyorum bu orantısızlıktan, eksiklikten ve kepazelikten. duman gibi kafamın içi, net değil. tutsam yakalarım diye uzatıyorum elimi, elim havada kalıyor. kocaman bir boşluğun içini doldurmaya çalışıyorum sanki. 

benim buyum var. başka hiç bir şeyim yok. 

29 Ocak 2021 Cuma

komrade

 istediğin her şey gerçek oldu. orospuya parayı verdin. pencereden dışarı baktın. komünist distopya. karlar arasında eski dökük binalar. 

15 Ocak 2021 Cuma

505

 yedi saatlik uçuş. yeni bir din kurmak istiyorum. müritlerimi becermek istiyorum. kahpeler ve azizler. dönüyor dünya, bir delinin çehresini andırıyor kıvrımları. 

ne istedim de gerçek oldu!? her şey. her lanet olası şey, zekamın kıvrımlarında ki kıvılcımlardan alevlenip gerçekliğe tutundu tüm düşünceler. tanrı benim, lanet olsun. gerçekliği ben inşa ettim. lanet olası zihnimde. 

yeter mi? yetmeyecek. tarlalar ve çiftçiler. sürün toprağı. becerin doğa anayı, kirletin. ihanet ve ceza. sürgün. ufak mısralarda birikiyor tüm bu pislik, kusuyor çirkinliği. 

sekiyor ve çarpıyor. iki katı ve ters biçimde. kodlanıyor, işleniyor ve gönderilip ardından deşifre ediliyor. sinyaller. demedim mi? benim gerçekliğim diye. 

koyu yeşil orman. koyu kahverengi ev. koyu gri çamur. demleyin çayı buharı çıksın aklımdan. itina ile dizilsin raflarına belleğimin bu anılar. küçük bir çocuğun karakterine kazınan travmalar. 

orada. parlayan güneşin altında. beton ve metal yığınları arasında. parlıyor dünya. mavi pantolon beyaz gömlek, aşk istiyor. dram. kırılan kalbi yatıştırır yaz sıcağı ve günlerin hafifliği. 

resmettim. resmin içinde değilim. kırıldı kolum bacağım, ben kırmadım. gece yaptı. gündüzü suçladı. ay parladı, yıldız parladı sonra ben parladım, paylandım.

kırın fırçayı. seçin akla karayı. üstü açık yatsın, yaz akşamı.



1 Ocak 2021 Cuma

piyano

ben piyanoyu sevmem. insanı severim. insanın zihninin, vücudunun, tavır ve hal hareketlerinin aldığı hali görmeyi severim. piyanonun bir piyanist tarafından çalındığını görmek isterim. teriyle ve hatalarıyla. tempo tutuşuyla ve coşkusuyla. mükemmeli aramıyorum, insanı arıyorum. piyanistin dar pantolonu, nazik tavırları. müzik üretmenin, sanat üretmenin onu nasıl şekillendirdiğini merak ederim. vahşi batıda eski bir salonda köşede sigarasından ufak nefesler alıp piyanonun başına oturmak için bahşiş bekleyen piyanistin kendi halindeliğini severim.

tanrıların öcü 1

tırnaklarıyla ve zekalarının her kıvrımıyla kazıdılar. şekiller verdiler. anladılar, paylaştılar. inşa ettiler gerçekliği. milyarlarca yıl. sonu gelmez çaba. vâkıflar, fazlasına, her zaman. yarattıkları gerçekliğin tutsağıyız, onların makinalarıyız. onların itaatkar kullarıyız. sebep ve sonuç ilişkisinin ürünleriyiz. 

çölün ortası, kulübenin çatısı. şişman travestinin kel kafası ve deforme olmuş vücudu. bacakları ince uzun gövdesi kalın ve şişman. at gibi dişleri ağzını kapasa bile fırlar bazen dışarı. loş ışığın altında saatlerce bakar aynadaki yansımaya. 

daha fazlası. her zaman daha fazlası. ihtiyacın olan kadarı, ama her zaman daha fazlası. biriktirdiler, harcadılar. yatırımlar ve deneyler. yönelimler. kazançlar ve kayıplar. hangisi işe yararsa. tüm bu birikim dönüşerek en uygun en verimli hale geldi. sonunda toplandı her şey bir araya. bir insan oldu. gözleri ve kulakları, tüm girdileri işleyecek bir beyni oldu. 

tanrılar onu olması gerektiği gibi yaratmıştı. milyarlarca yıl biriktirdikleri bilgileri kullanarak. ama yine de bir şeyler yanlış gitmişti. derinine inmek gerekirse, girdikleri veriler eskiydi ve çağ değişmişti. artık işler eskisi gibi yürümüyordu. babasında da işe yaramamıştı ama o da bir şekilde tutunmayı başarmış hayatın içinde kendine göre bir yaşam bulmuştu. 

bolluk vardı. tanrılar başarmıştı. doğru yatırım yapıp, doğru kararlar almışlardı. bunun tabii ki bir bedeli vardı. yaptıkları bu büyük yatırım uzun yıllarca pek çok zarara mal olmuştu ama en sonunda elde ettikleri kâr korkutucu derecede muazzamdı. bu muazzam kârın tabii ki bazı sonuçları olacaktı, ve makineler bunları en ağır şekillerde ödeyecekti fakat bu karın getirdiği tehdit uzun yıllarca daha pek çok probleme sebep olacaktı. 

Federasyon kararlar alıyor uyguluyor Zeno'dan gelen emirleri ise harfiyen uyguluyordu. Komite üyelerinden Buulent eşcinsel bir adamdı, hayatı pek çok ağır skandala sahne olmuştu ama çağın gevşekliği, bolluğu ve bereketi bu skandalları hafifletiyordu. Temsil ettiği gezegenler galaksideki sanat ve kültürün merkez noktalarıydı. Komitenin diğer senatörleri çalkantılı geçmişine rağmen Buulent'e saygı duyuyor ve fikirlerine değer veriyorlardı çünkü onun korkutucu zekasının haylice farkındaydılar. Buulent'in Zeno'dan direkt emir alan sayılı senatörlerden biri olması da diğer senatörler arasında ki saygınlığını arttırıyordu.