zaten kimse veremez benim cevaplarımı!
bir köpekbalığıyım derin sularda! arıyorum kendi cevaplarımı ihtiyacım yok hazır paket cevaplarınıza!
+bu hangi renk?
-mavi
+bence turuncu
sonra gülümse dur saçmalıklarının anlam kazanışına
ah be nerelere getirdin beni dönüş yolunu göstermeden. kaldım şimdi buralarda. çaresizlik içindeyim. büyük bir fırtınada sığınıyorum bir mağaraya .ama korkuyorum yinede kaybolmuşum bi kere. niye haz alamıyorum ki kayboluşlarımdan? on saatlik uykulara ihtiyacım var, aptallığım bana keyif veriyordu. gerçek ve sahte şeylerin birleşimiyim saf olamadım bir türlü. insanlar ve amaçları hayalleri ayakta duruşları ne kadar basit. daha büyük bir şeye ihtiyacım var şeye ıhm şeye şeyee YARRAĞAAA zuahahaha. inancımın körelişi gözlerimin açılışıyla son buldu. 1980 yılına dönüp hawaiideki o yumuşak havayı içime çekip hafif meşrep gece insanlarını gözlemlemek istiyorum basitlikleri mücevherleri mutlulukları herşeyleri güzeldi. mavi yakışıyordu o insanlara. şimdi beatlere ve animelere malzeme olduklarını görüyorum. gitarım var ve mutluluk diyorlar bulamadığım şeye onu çalmaya çalışıyorum ama iyi korunuyor korkularla. hüzünlü yağmurunda eriyor gelecek. an mutlu ediyor ama boş bir söylev gibi titretiyor bir kaç taneyi sadece. bundan ibaret benim varoluşum. ama anlatamadığım her şey büyüklüğümün göstergesidir.
27 Mart 2017 Pazartesi
23 Mart 2017 Perşembe
zeus denen puşt
bugün bi öksürmüşüm varyaa!!!! yankılandı etraf beeeeağğğ!
beynim bir jöle
sürerim herkeze
bulaşıcıyım karşimmmmmmmmm
bir pezevenk vardır bilir misiniz? ismi zeus, bu zeus denen puştun mitolojik evrende sikmediği karı kalmamış amk. aşağıya resmini atıyorum ibnenin, yine bir götü avuçluyo;
bu iboş kendi ablasından tut kendi kızına kadar sik sik bitirememiş. mitolojik evrenin aygırı diyicem ama boktan bi benzetme olacak o yüzden demiyoruumm.
şimdi bunları niye yazdım tostum soğuyo amk 15 dakikadır önümde pelte oldu tost!
beynim bir jöle
sürerim herkeze
bulaşıcıyım karşimmmmmmmmm
bir pezevenk vardır bilir misiniz? ismi zeus, bu zeus denen puştun mitolojik evrende sikmediği karı kalmamış amk. aşağıya resmini atıyorum ibnenin, yine bir götü avuçluyo;
bu iboş kendi ablasından tut kendi kızına kadar sik sik bitirememiş. mitolojik evrenin aygırı diyicem ama boktan bi benzetme olacak o yüzden demiyoruumm.
şimdi bunları niye yazdım tostum soğuyo amk 15 dakikadır önümde pelte oldu tost!
18 Mart 2017 Cumartesi
ehe ehe yeni yazı
bugün geçmişimdeki ideolojik izlere doğru yelken açıp saçma sapan onlarca şey düşündüm. izler beni rap ve hip hop kültürüne çıkardı. modern rap parçalarını dinledim ve
HOŞUMA GİTTİ evet inanılacak gibi değil o boktan diye açıp ehe ehe diye gülerek izlediğim şarkıların sonunda replay tuşuna basamadan edemedim ve inanır mısınız TAM 6-7 defa izledim
o dandirik yargısıyla başladığım videoları. belki de sadece dolgun vücutlu sarışın yüzündendir ama sanmıyorum. günü de bi kaç grafiti yaparak bitirdim sonrada tost yaptım şimdide bunu yazıyorum
aslında tost yaptıktan sonra five easy pieces diye bir filmi izlemeye başladım çünkü çok hoşuma giden bir beat dinlerken videoda filmden parçalar kullandıklarını fark ettim ve film ilgimi çekti.
grafitilerim güzel oldu. açıkçası grafiti yapmayı seviyorum, genel olarak çizmeyi seviyorum ama bazen çizmek beni gerçekten ferahlattığı kadar da bunaltabiliyor. ama o dolgun vücutlu sarışın hala aklımdan çıkmıyor!
herneyse bu aralar baya kadınsız kaldım cinsellik lazım tabii. napolyon diye bir de kedimiz var şimdi onla yaşamaya alışmaya çalışıyorum. kediyle yaşamakta zor valla. heryere girmek istiyor, sürekli ilgi istiyor,
ilgi gösterdiğim zamanda kaçıyor ve çok tatlı sevmeden duramıyo insan. eh eh eh başka ne kaldı. bu rap ve hip hop kültürüne biraz daha değinmek istiyorum. hip hop ve beatler ve cart curt. yeterince değindim sanırım
iyi geceler. bu arada filmi hala izlemedim filmi başlattım 10 dakika izledim sonra o dinlediğim beati bulmaya çalıştım beati bulduktan sonrada bişeyler yazasım geldi ve yarım saattir filme dönemedim amk. YETER YAZMIYOM ARTIK.
HOŞUMA GİTTİ evet inanılacak gibi değil o boktan diye açıp ehe ehe diye gülerek izlediğim şarkıların sonunda replay tuşuna basamadan edemedim ve inanır mısınız TAM 6-7 defa izledim
o dandirik yargısıyla başladığım videoları. belki de sadece dolgun vücutlu sarışın yüzündendir ama sanmıyorum. günü de bi kaç grafiti yaparak bitirdim sonrada tost yaptım şimdide bunu yazıyorum
aslında tost yaptıktan sonra five easy pieces diye bir filmi izlemeye başladım çünkü çok hoşuma giden bir beat dinlerken videoda filmden parçalar kullandıklarını fark ettim ve film ilgimi çekti.
grafitilerim güzel oldu. açıkçası grafiti yapmayı seviyorum, genel olarak çizmeyi seviyorum ama bazen çizmek beni gerçekten ferahlattığı kadar da bunaltabiliyor. ama o dolgun vücutlu sarışın hala aklımdan çıkmıyor!
herneyse bu aralar baya kadınsız kaldım cinsellik lazım tabii. napolyon diye bir de kedimiz var şimdi onla yaşamaya alışmaya çalışıyorum. kediyle yaşamakta zor valla. heryere girmek istiyor, sürekli ilgi istiyor,
ilgi gösterdiğim zamanda kaçıyor ve çok tatlı sevmeden duramıyo insan. eh eh eh başka ne kaldı. bu rap ve hip hop kültürüne biraz daha değinmek istiyorum. hip hop ve beatler ve cart curt. yeterince değindim sanırım
iyi geceler. bu arada filmi hala izlemedim filmi başlattım 10 dakika izledim sonra o dinlediğim beati bulmaya çalıştım beati bulduktan sonrada bişeyler yazasım geldi ve yarım saattir filme dönemedim amk. YETER YAZMIYOM ARTIK.
2 Mart 2017 Perşembe
özgürlükteki potansiyel
bastırılmış bir toplum olduğumuz aşikar. ne cinselliği doya doya yaşıyoruz ne aşkı ne sevgiyi. etrafımda hep kıstırılmış bastırılmış insanlar görüyorum, onları çok eskiden gördüğüm lastik bi banda sıkışıp anormal şekilde gelişmiş kaplumbağaya benzetiyorum.
tek istediğim insanların kendini sağlıklı bir şekilde ifade edebilmesi ve dünyada ki zevklerden, özgürlüklerden mahrum kalmaması. bu yüzden din olaylarına sıcak bakmıyorum insanları kıstırıp yukarıdaki gibi anormalliklere sebep oluyorlar. huzurlu ve mutlu bir toplum olabilmek için yapmamız gereken içinizdeki şehveti ve yaşama sevincini baskılamamanız. eğer bu şekilde biçimlenmiş bir toplum olsaydık eminim şu andakinden daha sağlıklı bir toplum olabilirdik. bu bahsettiğim konular chocalate filminde çok güzel bir şekilde işleniyor izlemenizi tavsiye ederim.
hayattan, yaşamdan ve kendi varoluşumuzdan zevk almak bu kadar zor olmamalı!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

