Bilirsiniz, bir yağmur yağar bazen, geceleri güzel, gündüzleri hüzünlü yapar. Bir kadın vardır, o yağmurun her yağışında bir türkü tutturur. Karıştırır fincanının içinde gelecek olan baharı ve aşkı. Tutar sapından, kavrar bir savaşçının kılıcını kavrayışı gibi. Sımsıkı ve kuvvetlice asılır verir ağırlığını verir tüm bedenini, ruhunu, aşkını, hayatını bu uğurda. Bir mücadeledir bu, terdir akan, gözyaşıdır ve hıçkırıklardır boğulan, havayı nemlendiren.
Bir toprak vardır, insanların batmayı sevdiği, düşüncesi bile batırır insanı içine bazen. Ötelerden, çağlar öncesinden gelen, sıcak bir çamurdur bu ve aşktır. Ve emreder çoğu zaman insana, hayasızca, buyurur ve emreder, insan köledir, insan sefildir, insan itaat eder. Bir ve birden çok, her insan ve tek insan, bir olur, iki olur, çok olur bu çamurda, kirler karışır, kirler yıkanır, kirler birbirine bulanır ve hayat anlama yaklaşır, anlamdan uzaklaşır, ikilenir ve teklenir, bütünleşir ve ayrılır.