22 Ağustos 2024 Perşembe

Emin'e

 Zeki olmak o kadar da iyi birşey değil. Zeki olduğunda egon da o kadar büyük oluyor. Egon büyük olduğunda da o ego hep sana engel oluyor, seni aşağı çekiyor. Yıllarca herşeyi herkesi küçümsedim. Bu durum hep beni aşağı çekti. Mesela spor yapmadım. Neden? Spor yapanlar beş para etmez pezevenkti. Spor yapmak saçma sapan bir uğraştı. Spor yapmanın ne gereği vardı? Ben zaten mükemmeldim. Ben zaten yeterince iyiydim. Spor yapan insanlar yeterince iyi olmadıkları için spor yapıyordu. Spor yapanlar spor dışında başka bir bok bilmeyen aptallar oldukları için spor yapıyorlardı. Böyle aşağılayıcı, kibirli ve egoist bir açıdan bakıyordum spora ve sporculara. Sonra sporun faydalarını öğrendim. Araştırdım. Psikolojim çok kötü bir noktaya geldiğinde ise koşmaya başladım. Sanki refleks gibi. Vücudum sanki koşmamı emrediyordu. Beni kurtarmak için. Bilinçsizce fazla üstüne durmadan ve düşünmeden koşmaya başladım. Akşamdan karar verdim ve sabah erken bir saatte çıkıp koşuya başladım. İşte o zaman anladım. Koşmanın ve spor yapmanın ne kadar zor birşey olduğunu ve o hakaret edip üstten baktığım insanların ne tür bir yükü taşıdığını. Yük ağırdı, spor yapmak ve koşmak zordu, hemde çook zordu. Yine de yılmadan devam ettim. Ve spor yapmaya devam ettikçe spora ve sporcuya olan saygım gitgide arttı. Spora minnet duymaya ve sporu tutkuyla sevmeye başladım. İşte o (güya büyük dediğim) zekam yüzünden doğan egom beni spor denen o büyük nimetten yıllarca böyle alıkoydu. Zeki olmak iyi güzel ama her güzel şeyin içinde birde kötülük var, bir tür zehir. Ying yang gibi. Zeki olmak içinde büyük bir zehirle geliyor. Kibir ve ego denen bir zehirle. O kibir ve ego ise senin atıcağın her türlü adımı köreltmeye çalışıyor.