25 Nisan 2024 Perşembe

Beyaz gül bulutları

Dali çizmiş belli
Aklında gala varken
Elinde avucunda biriken
Dökülmüş beyaz gül bulutlarına

Karısı, kıymetlisi, sevdiği
Kadın keyfine bakıyor elbet
Renk renk lalelerle dolu bir bahçeden
Öz topluyor göğsüne namahrem

Göklerde kıvrılıyor taçları
Beyaz pamuk bulutları
Galanın ak göğüslerinde birikiyor 
Gri bulutların tüm yağmurları

14 Nisan 2024 Pazar

-

    Ne kadar? Orospunun parası değil. Kahpe fişek. Döl yatağında döllenmiş. Sikmişim gelmişini. Gelecek belirsiz. Sinirlerin temas noktası. Kalp atışları ve parmak uçları. Meme uçlarında pis ağızlar. Kafam karışık. Aslında.. Hiç. kelimeler ağzıma tıkandı. Yok söylenecek söz. Kuru kaldı kamış, kuru kalınca karısızlık. Nedir mücadele? Bu mu? Dünyanın en sıkı sert adamı. Taşaklar kuru, susuz. Neredesin, yıldızlardan bir yıldız. Bir toprak parçası. Bir parça su. İki koyun, iki ot. Satılık. Arsalar hep kiralık. İki sik birbirine temas ederse, elektrik. İki am birbirine sürterse, enerji. Nerede benim cevabım? Ananın amında, baban yerleştirdi onu oraya. Sinirlerim bozuk, kahpe felek. Nerede benim cevaplarım? Tutun gömleği ütü yapayım. Çarşı pazar karışmış, getirin ağzına bal çalayım. Kamış, erkek, adam ve tövbe. Nerede mücadele? Batıp çıkmak, rezil işler. Art arda gelen, ardı arkası kesilmeyen. Gövdede biriken, kafada ezilen. Nedir bağladığın şey, hani her şeye, hani her zaman? Nedir bu rezil zar, kaplayan ve kuşatan, çirkin ve kör eden? Ağzı sıkı orospunun ve kamışla oynaşmış oynaşıklığından doğan hürriyet değil bize kısmet.

    Selamı sağa verip soldan aldım. Karının götüne dokundum, arşa kalktım. Tanrı göz kırptı, aferim koçum. Dedim ne yavşak adamsın amına koduğumunun pezevengi. Çarptı beni, elektrik değil amk. ALLAH! Çarptı ama elektrikle değil, genelde hep elektrik çarpar. Çarpınca sana dokunuyor, içinden geçiyor. Yani seni bir güzel sikiyor. Uzun lafın kısası tövbe edip imana geldim, çok özür dilerim. Kuytu köşelerde kör gözlerle, elimle arandım fare kırıntılarını ve açlık geldi geçti içimden tüm ağırlığıyla. Özümde birikti karanlık, gözümde değil. Aktı içine ait olduğu yere bir karanlıktan başka bir karanlığa. Yakın olunabilecek her şeyden uzak. Ve bir patates. Sen bir köpeksin, itaat edeceksin, rutinleri atlamayacaksın, ucuza kaçmayacaksın, ucuz olmayacaksın. Kesesinde dolu dolu altın taşıyan bir orospu misali. Kırmızı, kıpkırmızı ve ak ve süt gibi ve ölüm elbet gelecek. Yerleşip hüküm sürecek. Kanatlarının altında estirdiği rüzgar çarpıp geçecek. Boşalacaklar ama belirsiz. Rahatlık ve keyif uğruna değil, küfür ve günah uğruna. O meleğin o alçak kanatları altında. Her şekil ve biçimde. Özden öze akan bir şerbet, ağırlaştıkça ağırlaşıp kıvam alıp bollanıp, ağızdan ağıza dolaşıp, tatlanıpta ballanıp, akıp gusül olacak tövbekar bakirelere.