8 Nisan 2021 Perşembe

kartallar

 kompleksliği seviyorum. kaosun içindeki düzenin farkına varmayı. düşüncemin çukurlarına girmeyi, uçurumlarında yürümeyi. seviyorum farklılığı, derinliği. dalıp çıkmayı. nefesimin kesilişini, şaşkınlığı. algılarımın oyunlarını. kahretsin. aşığım hepsine. hislerimin içinde kaybolmaya. güzel bir şiir yazmaya. yaşamın, hayatın kırıntılarını toplamaya. 

isterdim ki her şey bundan ibaret olsun. ne azı ne fazlası. saçmalıkların içinde boğulmak olmasa keşke. keşke sadece ben olsam, zihnim olsa. bir düzlem olsa, içinde sonsuzluğu yaratabileceğim. zihnimin her türlü kıvrıntısını ortaya dökebileceğim. 

suratıma işiyim ki yalnız bir adamım. bu yalnızlığımın kaynağı belli ama ben korkağım. çıkarmaya korkuyorum. gerçi her şey ortada sadece görmezden gelmek gerek. tıpkı hayat gibi. kaybolmalı varoluşun içinde. insanların safsataları, kahkahaları, kıkırtıları içinde. o zaman insan erer işte bilgeliğe. ama bilgelik sadece bundan mı ibaret. kan kusturur insana, sonra parçalar benliğini, parçaları toplayıp birleştiriyim dersin ama kamçılar, zulüm eder. inanırsın ki sonda bir ışık vardır, ulaşılacak bir hedef. yoktur. sadece zulüm ve kaos vardır. kapılar çarpar, kulakların çınlar. döndüğün her yer sırtını döner.  zihin hep oyunlara açıktır. sen de oynarsın bunu. bu kırıntılar içinde. bu küçük zaman dilimi içinde. sığmaz tabii. ötesi var, ama biz yokuz. işte bu yüzdendir tüm bu çalma çırpma. küçük düşürüp, sakatlama. 

geçtiğinde sınırı, aklın düşüncenin hissinin duvarını. varırsın başka bir çukura. beslenmesi gereken, doymak bilmeyen yüce çukura. ondan kurtuluşu henüz bende çözemedim. belki temel taşı o olduğu içindir. temeli yıkmak gerek. o da ölüm. ama korkaklığım nükseder, yaşamın cilvelerine kaptırırım gönlümü, o yüzden hala hayattayım. 

olmak yada olmamak işte bütün mesele bu. yada daha fazlası.