bende onlardan biriyim. azınlığım. her insan aslında azınlıktır. tanrım. keşke bir tanrım olsaydı, ama yok. günahlarım için kime sığınacağım. kim beni affedecek? kendimi tutuyorum. taraf tutuyorum.
özür dilerim. her şey için. gerçekleştirmeyi düşündüğüm tüm eylemler içinde. bu kadar ruh hastası olduğum için özür dilerim. deli hastanesinde olmadığım için özür dilerim. bu kuruntularla yaşamam gerek, başka bir şeyim yok çünkü. o kadar dolu ve boşum ki. tanrım, affet beni. küçülüp yerin dibine giresim var. nemli toprağa karışasım var. gitarıma ihtiyacım var. kendimi, dökemiyorum. müzikle daha iyi döküyorum içimde ki bu lanet sıkıntıyı. ama sattım o lanet gitarı, şimdi bir başıma sözcükleri aldım karşıma, çabalıyorum çaresizce. belki dökülür gider içimde ki bu dert diye. karaya oturmuş gemiler gibiyim, tüm organlarım aşağı çekiliyor, içimde ağırlaşıyor. tanrım. tanrım yok. küçüğüm, her şey büyük. her şey benden daha büyük, önemli. o kadar uzun zamandır şuursuzum ki. yitirdim. akıp gittim her şeyde. her şey de akıp gitti bende. zincirlerini bıraktım. tutmaktan yoruldum. tuttum tuttum da ne kara geçti, paramparça etti o zincirler beni.kendimi niye ifade edemiyorum. niye bu kadar eksiğim. tamamlanmış olmaya o kadar uzağım ki.
20 Mart 2019 Çarşamba
1 Mart 2019 Cuma
pek çok şey
hayat pek çok şeydir. herkes hayat budur şudur şöyledir der. herkes haklıdır. hayat öyle şöyle böyledir. hayat bir zenginliktir. içinde pek çok şey barındıran bir zenginliktir. şimdi hayat şöyledir böyledir deme sırası bana geldi. çok uzun zamandan beridir hayat şöyledir böyledir deyip duruyorum. her seferinde farklı bir ucundan yakalıyorum hayatı. her seferinde yeni bir kıyı köşesini keşfediyorum bu uçsuz bucaksız dünyanın. hayat bu sefer bir boşalmadır, hayat bir boşalmadır. hayat bir dışavurumdur. aklıma her seferinde karşıt fikirler çıkıyor bir şey söylediğimde. hep kendi kendimle çelişiyorum durmadan. ama tuttuğum taraf belli, kendimi tutuyorum. o yüzdendir ki bin bir türlü şekilde savaşıyorum bu karşı çıkışla. örneğin biraz önce hayat bir boşalmadır dedim, sonra aklıma virgül koymam gerektiği geldi konudan uzaklaştım. geri döndüğümde konuyu unutmuştum. ama bunu yapmam lazımdı. şimdi de unuttum konuyu. ama ucu yakalayıp devam etmezsem akışı izlemez isem... her neyse. hayat bir boşalma değildir dedi diğer tarafım. onun da kendince tezleri vardı. bunları üstün körü söylüyorum ama açacağım. hatta açıyım hemen. hayat bir boşalmadır demem bende seks çağrışımı yaptı. hayata bir şeyler boşaltan orgazm olan içlerinde ki birikenleri kusan insanlar aklıma geldi. sonra bunu yapamayan insanlar aklıma geldi. sonra hastane köşesinde yatan vücutlarını zerre haraket ettiremeyen insanlar. bu yazıyı tekrar okumayacağım. tıknaz adam, ne işin vardı bu imgeler arasında. bana neyi çağrıştırdın ha? seks. para. yaşanması gereken şeyler. midemde bir bulantı. kusasım var, hayatı.
---------------------
keşke açlık diye bir şeyin olmadığı bir dünyada yaşasaydık. yada açgözlülüğün olmadığı bir dünyada. bazı şeyler çirkinleşmeden kalabilse keşke. kararında. ayarında. ama, acız ve bu açlık yok edici ve birleştirici bir güç. aşkta öyle. pek çok şey öyle.
---------------------
keşke açlık diye bir şeyin olmadığı bir dünyada yaşasaydık. yada açgözlülüğün olmadığı bir dünyada. bazı şeyler çirkinleşmeden kalabilse keşke. kararında. ayarında. ama, acız ve bu açlık yok edici ve birleştirici bir güç. aşkta öyle. pek çok şey öyle.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)