29 Ocak 2021 Cuma

komrade

 istediğin her şey gerçek oldu. orospuya parayı verdin. pencereden dışarı baktın. komünist distopya. karlar arasında eski dökük binalar. 

15 Ocak 2021 Cuma

505

 yedi saatlik uçuş. yeni bir din kurmak istiyorum. müritlerimi becermek istiyorum. kahpeler ve azizler. dönüyor dünya, bir delinin çehresini andırıyor kıvrımları. 

ne istedim de gerçek oldu!? her şey. her lanet olası şey, zekamın kıvrımlarında ki kıvılcımlardan alevlenip gerçekliğe tutundu tüm düşünceler. tanrı benim, lanet olsun. gerçekliği ben inşa ettim. lanet olası zihnimde. 

yeter mi? yetmeyecek. tarlalar ve çiftçiler. sürün toprağı. becerin doğa anayı, kirletin. ihanet ve ceza. sürgün. ufak mısralarda birikiyor tüm bu pislik, kusuyor çirkinliği. 

sekiyor ve çarpıyor. iki katı ve ters biçimde. kodlanıyor, işleniyor ve gönderilip ardından deşifre ediliyor. sinyaller. demedim mi? benim gerçekliğim diye. 

koyu yeşil orman. koyu kahverengi ev. koyu gri çamur. demleyin çayı buharı çıksın aklımdan. itina ile dizilsin raflarına belleğimin bu anılar. küçük bir çocuğun karakterine kazınan travmalar. 

orada. parlayan güneşin altında. beton ve metal yığınları arasında. parlıyor dünya. mavi pantolon beyaz gömlek, aşk istiyor. dram. kırılan kalbi yatıştırır yaz sıcağı ve günlerin hafifliği. 

resmettim. resmin içinde değilim. kırıldı kolum bacağım, ben kırmadım. gece yaptı. gündüzü suçladı. ay parladı, yıldız parladı sonra ben parladım, paylandım.

kırın fırçayı. seçin akla karayı. üstü açık yatsın, yaz akşamı.



1 Ocak 2021 Cuma

piyano

ben piyanoyu sevmem. insanı severim. insanın zihninin, vücudunun, tavır ve hal hareketlerinin aldığı hali görmeyi severim. piyanonun bir piyanist tarafından çalındığını görmek isterim. teriyle ve hatalarıyla. tempo tutuşuyla ve coşkusuyla. mükemmeli aramıyorum, insanı arıyorum. piyanistin dar pantolonu, nazik tavırları. müzik üretmenin, sanat üretmenin onu nasıl şekillendirdiğini merak ederim. vahşi batıda eski bir salonda köşede sigarasından ufak nefesler alıp piyanonun başına oturmak için bahşiş bekleyen piyanistin kendi halindeliğini severim.

tanrıların öcü 1

tırnaklarıyla ve zekalarının her kıvrımıyla kazıdılar. şekiller verdiler. anladılar, paylaştılar. inşa ettiler gerçekliği. milyarlarca yıl. sonu gelmez çaba. vâkıflar, fazlasına, her zaman. yarattıkları gerçekliğin tutsağıyız, onların makinalarıyız. onların itaatkar kullarıyız. sebep ve sonuç ilişkisinin ürünleriyiz. 

çölün ortası, kulübenin çatısı. şişman travestinin kel kafası ve deforme olmuş vücudu. bacakları ince uzun gövdesi kalın ve şişman. at gibi dişleri ağzını kapasa bile fırlar bazen dışarı. loş ışığın altında saatlerce bakar aynadaki yansımaya. 

daha fazlası. her zaman daha fazlası. ihtiyacın olan kadarı, ama her zaman daha fazlası. biriktirdiler, harcadılar. yatırımlar ve deneyler. yönelimler. kazançlar ve kayıplar. hangisi işe yararsa. tüm bu birikim dönüşerek en uygun en verimli hale geldi. sonunda toplandı her şey bir araya. bir insan oldu. gözleri ve kulakları, tüm girdileri işleyecek bir beyni oldu. 

tanrılar onu olması gerektiği gibi yaratmıştı. milyarlarca yıl biriktirdikleri bilgileri kullanarak. ama yine de bir şeyler yanlış gitmişti. derinine inmek gerekirse, girdikleri veriler eskiydi ve çağ değişmişti. artık işler eskisi gibi yürümüyordu. babasında da işe yaramamıştı ama o da bir şekilde tutunmayı başarmış hayatın içinde kendine göre bir yaşam bulmuştu. 

bolluk vardı. tanrılar başarmıştı. doğru yatırım yapıp, doğru kararlar almışlardı. bunun tabii ki bir bedeli vardı. yaptıkları bu büyük yatırım uzun yıllarca pek çok zarara mal olmuştu ama en sonunda elde ettikleri kâr korkutucu derecede muazzamdı. bu muazzam kârın tabii ki bazı sonuçları olacaktı, ve makineler bunları en ağır şekillerde ödeyecekti fakat bu karın getirdiği tehdit uzun yıllarca daha pek çok probleme sebep olacaktı. 

Federasyon kararlar alıyor uyguluyor Zeno'dan gelen emirleri ise harfiyen uyguluyordu. Komite üyelerinden Buulent eşcinsel bir adamdı, hayatı pek çok ağır skandala sahne olmuştu ama çağın gevşekliği, bolluğu ve bereketi bu skandalları hafifletiyordu. Temsil ettiği gezegenler galaksideki sanat ve kültürün merkez noktalarıydı. Komitenin diğer senatörleri çalkantılı geçmişine rağmen Buulent'e saygı duyuyor ve fikirlerine değer veriyorlardı çünkü onun korkutucu zekasının haylice farkındaydılar. Buulent'in Zeno'dan direkt emir alan sayılı senatörlerden biri olması da diğer senatörler arasında ki saygınlığını arttırıyordu.