sen keşfe çıkmazsın
kaybolmaya çıkarsın
derinlik adamı hapseder
boğularak yaşamaya mecbur bırakır
meraktır kurduğu tuzak
merak edersin
dalarsın
görmek istemediklerini görürsün
bilmek istemediklerini bilirsin
tecrübe etmek istemediğin şeyleri tecrübe edersin
sonra
nefret ettiğin her şey haline gelirsin
seni kendine yabancılaştırır derinlik
savaşırsın
ama
kazanamazsın
her şeye rağmen
pişman değilsindir
10 Nisan 2018 Salı
6 Nisan 2018 Cuma
ekonomi siyaseti
şirketler bireyleri dürter hale geldi. her güç sahibinin yaptığı gibi.
bütün büyük şirketlerin kaderi bu. modern bir feodalizm hakim dünya üzerinde.
bu feodalizm çarkı da büyük şirketler üzerinden para yoluyla yürüyor.
parasal sistemi yıkmak lazım. komünizm için değil, anarşizm için. bu büyük şirketlerin insanlar üzerinde ki etkisi devletten bile büyük olabiliyor. şirketler büyüyor ve feodalizmin modern hali gitgide güç kazanıyor. para karşılığı çalışan alıyorum, o çalışanlarla daha çok para alıyorum bu parayla da daha çok çalışan alıyorum. işler böyle yürüyor. bana dokunana kadar umrumda değildi bu şirketler ve kurdukları feodel sistem, ama bugün bana dokundular. telefonumu arayıp aylar önce kapatılması gereken aboneliğimin kapatılmadığını ve birike birike beni bir ton borca soktuğunu öğrendim. bana bunları anlatan kadının umursamazlığı ve şirkete olan itaatkarlığı bir köpeği andırıyordu. beyni olmayan itaatkar insani duygularını yitirmiş bir yaratık, ve o an bir aydınlanma yaşadım. şirketlere ve efendilerine bağlı bir grup modern köle. para uğruna yaşam geçim uğruna kimliklerini kaybeden beyinsiz itaatkar bir ton köle.
bütün büyük şirketlerin kaderi bu. modern bir feodalizm hakim dünya üzerinde.
bu feodalizm çarkı da büyük şirketler üzerinden para yoluyla yürüyor.
parasal sistemi yıkmak lazım. komünizm için değil, anarşizm için. bu büyük şirketlerin insanlar üzerinde ki etkisi devletten bile büyük olabiliyor. şirketler büyüyor ve feodalizmin modern hali gitgide güç kazanıyor. para karşılığı çalışan alıyorum, o çalışanlarla daha çok para alıyorum bu parayla da daha çok çalışan alıyorum. işler böyle yürüyor. bana dokunana kadar umrumda değildi bu şirketler ve kurdukları feodel sistem, ama bugün bana dokundular. telefonumu arayıp aylar önce kapatılması gereken aboneliğimin kapatılmadığını ve birike birike beni bir ton borca soktuğunu öğrendim. bana bunları anlatan kadının umursamazlığı ve şirkete olan itaatkarlığı bir köpeği andırıyordu. beyni olmayan itaatkar insani duygularını yitirmiş bir yaratık, ve o an bir aydınlanma yaşadım. şirketlere ve efendilerine bağlı bir grup modern köle. para uğruna yaşam geçim uğruna kimliklerini kaybeden beyinsiz itaatkar bir ton köle.
5 Nisan 2018 Perşembe
büyük ve küçük sonsuzluklar
bugün matematik üzerine düşündüm. 0 ve 1 arasında da bir sonsuzluk var, 0 ve 100 arasında da.
bu sonsuzluklar birbirinden ayrı tutulabilir mi? sonsuz 1lerin toplamıyla sonsuz 99ların toplamı büyük ve küçük sonsuzluklar şeklinde ayrılabilir mi? bunu evren içinde düşünüyorum,
milyarlarca yıldız içinde ki küçük yıldızın minik gezegeninde keşfettiğimiz minik bir sonsuzluğumuz var. bu açıdan bakıldığında sonsuzluklar büyük ve küçük şeklinde sınıflandırılabilir gözüküyor.
yeri gelmişken sonsuzluk kavramının varlığını da inceleyeyim. sonsuzluk gerçekten var mı?
sonsuzluğu algılayamadığımız için varlığını ret edebilir miyiz? hayatlarımız da hiç sonsuzlukla karşılaştık mı?
sonsuzluğu algılamaya veya kavramaya ne kadar yaklaşabiliriz? bu soruların cevabını 0'da bulabiliriz gibime geliyor. sonsuzluğa olan uzaklığımız bizi 0'a yaklaştırıyor. hiçlik yani 0 noktası; bu sıfır noktasının alabileceği değerler ve potansiyeli düşünmek sonsuzluğu algılamanın püf noktasını oluşturuyor. kainatın 0'dan başladığını, sonsuzluğunda yine 0'dan başladığını düşünürsek sonsuzluğun kökenlerinin 0'a dayandığını söyleyebiliriz.
0 ve 1 tüm yazılımların, tüm internetin ve sanıyorum ki her şeyin üstüne kurulmuş muazzam bir sistem.
olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)