3 Mart 2025 Pazartesi

Acı ve şekillerine dair

 Bugün sabah erken uyandım, gece ilginç rüyalar gördüm. İlginç bir açılım.


Yeterince deli yok. En deli benim. Problem yok. Kadının gülüşü ve bakışı yeter. Sinirlerim biraz bozuktu. Kelimeleri belki dökmek istemiyorum. Parmaklarımı sakladım. Gözlerim gezdi gezdi ve hep aynı yere döndü. Kaçışlar ve kaçamaklar. Dünya dönüyor. Ben aynı adamım. Ben hala aynı adamım. Sadece ileri yürüdüm. Acının ve şekillerinin içine. Anlamak bunu gerektirir. Hep iyi yoktur ve güzel yoktur. Acı vardır ve katlanmayı gerektirir. Sabrı gerektirir. Odaklanmayı ve meditasyonu gerektirir. Tutup yandım ve acı dağladı biryerlerimi. Unuttum. Bir çemberin içinde dönüyordum ve çıkmak için yaptım. Geçen bir adam denk geldi vapurda. Bana beni anımsattı. Kendi kendine konuşuyordu, sidik kokuyordu. Sanırım o tür bir adamdı işte. Parmaklarımı kenetledim. Çok rahat ve huzurluydum. O pis sidik kokusunun içinde. Vapurun en arka koltuğuna sadece iki tür adamlar oturur sanırım. Denizi görmeyen o kısımlara. Sonra gitarı denize savurup atmayı düşündüm. Bugün yine eve çıkmak istemedim. Yorgunum ve acı içindeyim. Sınırı geçmek istiyorum. Bir veya birkaç uzvumu kaybedebilirim. Öldürülebilirim. Başka şansım var mı? Tek çare ilerlemek. Geçen tüm o kadınları düşündüm. Sonra Günay'ı düşündüm. Sonra başka şeyler düşündüm. Düşünmek beynimin içinde gerçekleşen ve dışarıdan görülemeyen bir eylem. Bu açıdan ilginç, istediğimi düşünmekte özgürüm. Kimse beynimin içine bakıp ne düşündüğümü göremez. İstediğimi düşünme ve düşüneceğim şeyi seçme gibi özgürlüklerim var. Bugün dilemmalara dair birşeyler konuşuldu. Komik geliyor. İnsanlar ve seçimleri. Şimdi düşüncelerime döneceğim. Biraz yaramazlık yapmak için