klasik müzik eşliğinde vaaz vakti geldi çocuklar!
size neleri neden nasıl şekilde yanlış yaptığınızı söyleyip doğrusunu öğreteceğim vakit geldi!
en doğrusunu ben bilirim çünkü ben hepinizden daha yaşlı tecübeli ve bilgiliyim!
bu konulara yeni biçimlerde yaklaşılmasına gerek yok!
en doğru yaklaşım biçimi benim tarif ettiğim biçimdir!
diğer tüm yaklaşımlar sizi yanlış bozuk ve kötü yollara çıkaracaktır!
düşün şimdi peşime benim biricik koyunlarım!
takip edin çobanınızı!
kelimeler rüzgara karışıyor. rüzgarsa yağmura. yağmursa denizlere.
---------------
her şey bir deney mi?
yaşam denen şey bir tohum mudur?
dünyaya ekilen ve meyvesi insan olan bir ağaç mıdır yaşam?
amaç biz miydik yoksa bizden sonra gelecek olan "şey" mi?
insan olgunlaşmamış bir meyvesi midir bu adına yaşam denen ve evrimle şekillenen ağacın?
neden ekildik?
bir gün biçilecek miyiz?
bu ağaç biçilmek için mi ekildi?
21 Ağustos 2018 Salı
6 Ağustos 2018 Pazartesi
zenginliğim
var mıyım?
bence yokum.
var mıyım diye düşünmediğim anlar dışında yokum.
şu an varım.
siktiğiminin işinde otomatikleşmiş, sistem ve düzen tarafından sindirilmiş,
kimliğini kaybetmiş bir haldeyken yokum.
şu an varım.
düşündüğüm zaman dilimlerinde varım.
onun dışında ki tüm zaman dilimlerinde varlığımı kaybediyorum, hissizleşiyorum.
bence yokum.
var mıyım diye düşünmediğim anlar dışında yokum.
şu an varım.
siktiğiminin işinde otomatikleşmiş, sistem ve düzen tarafından sindirilmiş,
kimliğini kaybetmiş bir haldeyken yokum.
şu an varım.
düşündüğüm zaman dilimlerinde varım.
onun dışında ki tüm zaman dilimlerinde varlığımı kaybediyorum, hissizleşiyorum.
31 Temmuz 2018 Salı
17 Temmuz 2018 Salı
kötü nedir
öyle bir şey yok. kötü yapay bir kavram. insan eliyle yapılmış bir şey. doğada olmayan bir şey.
ben kötü değilim mesela.
kötü olmak bencil olmak değil midir? bir insan sebepsiz yere kötü olabilir mi? her kötünün bir sebebi var mıdır? sebepsiz hiçbir şey yoktur. kötülükte sebepsiz yere var olamaz. sebebi ne kadar saçma sapan olursa olsun her zaman bir sebebi vardır bir kötünün.
bence cevap "haz". içinde haz olmayan bir eylem var olamaz. hepimiz bir grup bağımlıyız. haz bağımlısı. peki bu "haz" nedir. bir insanın açısından haz her şeydir. haz bir amaçtır. haz bir sonuçtur. haz bir sebeptir. insanın devinimini sağlayan bir araçtır. tıpkı bir akıntı gibidir haz. insanı sürüklemek için hareket ettirmek için vardır. haz olmazsa insan da olamaz. "peki ya hayattan hiç haz almayan yine de yaşayan insanlar var" diyebilirsiniz. inanın o insanlarında haz aldıkları veya haz almak için çabaladıkları şeyler var. bunlar sayesinde hayatlarına devam ediyorlar.
var olabilmek için; haz alabilmek için, şekilden şekile giriyoruz. bulunduğumuz kabın şeklini alıyoruz. hazlarımız da bulunduğumuz kabın şeklini alıyor.
bu şekilde yaşıyor işte insan. evrilerek, gelişerek, adapte olarak, adapte edilerek, haz almaya çalışarak.
-----------------
sonuç;
hepimiz makineleriz.
ben kötü değilim mesela.
kötü olmak bencil olmak değil midir? bir insan sebepsiz yere kötü olabilir mi? her kötünün bir sebebi var mıdır? sebepsiz hiçbir şey yoktur. kötülükte sebepsiz yere var olamaz. sebebi ne kadar saçma sapan olursa olsun her zaman bir sebebi vardır bir kötünün.
bence cevap "haz". içinde haz olmayan bir eylem var olamaz. hepimiz bir grup bağımlıyız. haz bağımlısı. peki bu "haz" nedir. bir insanın açısından haz her şeydir. haz bir amaçtır. haz bir sonuçtur. haz bir sebeptir. insanın devinimini sağlayan bir araçtır. tıpkı bir akıntı gibidir haz. insanı sürüklemek için hareket ettirmek için vardır. haz olmazsa insan da olamaz. "peki ya hayattan hiç haz almayan yine de yaşayan insanlar var" diyebilirsiniz. inanın o insanlarında haz aldıkları veya haz almak için çabaladıkları şeyler var. bunlar sayesinde hayatlarına devam ediyorlar.
var olabilmek için; haz alabilmek için, şekilden şekile giriyoruz. bulunduğumuz kabın şeklini alıyoruz. hazlarımız da bulunduğumuz kabın şeklini alıyor.
bu şekilde yaşıyor işte insan. evrilerek, gelişerek, adapte olarak, adapte edilerek, haz almaya çalışarak.
-----------------
sonuç;
hepimiz makineleriz.
14 Temmuz 2018 Cumartesi
yürümek
kendi sonuna yürümek
bile bile
sevmek bu değil mi?
onun mutluluğunu istemek değil mi?
kendi mutsuzluğun pahasına
onun gülüşü için,
basit bir gülüş için;
yürümek değil mi?
kendini onda yakıp tutuşturmak değil mi?
bile bile
sevmek bu değil mi?
onun mutluluğunu istemek değil mi?
kendi mutsuzluğun pahasına
onun gülüşü için,
basit bir gülüş için;
yürümek değil mi?
kendini onda yakıp tutuşturmak değil mi?
27 Haziran 2018 Çarşamba
21 Haziran 2018 Perşembe
umut
hatırladığımda beni sızlatan beni üzen kederlendiren tek bir insan var "umut". annesi babası neden ona bu ismi koymuş acaba. ailesi çok fakirdi. kasaba dışında ki prefabrik küçük tek odalı evde yaşıyorlardı. kardeşi var mıydı yok muydu tam emin değilim ama 4-5 yaşlarında küçük bir kız kardeşi olduğunu anımsıyorum. okulun bitmesine 2-3 ay kala kasabaya taşınmışlardı. umut'u ilk gördüğümde onla dalga geçmiştim. ilerleyen haftalarda da onla uğraşmıştım. pek parlak bir çocuk değildi. zeki olduğu da söylenemezdi. suratı orada burada amelelik yapan fakir babasınınkine benziyordu. içine kapanıktı. onun aptallığına ne kadar kızsam da sinirlenip onu dövsem de bana pek aldırış etmiyordu. hatta gülümsediği zamanlar da oluyordu.o gülümsediğin de benim ağlayasım geliyordu çünkü gülüşü çok özeldi. saf, masum ve insanın gözlerini yaşartan cinsten bir gülüşü vardı. yeri geliyor onla arkadaşlık ediyordum. yeri geliyor dövüyor hiç konuşmuyordum. günler böyle geldi geçti. okulun son günü çattı. herkes karnesini aldı ve umutun sınıfta kaldığını öğrendim. hepimiz 2. sınıftık. 2. sınıfta bir insanın sınıfta kalması çok saçma bir şey. herkes onunla dalga geçti. öğretmenim çocuğu çok fena rezil etti. anne babası da mahçup olmuştur büyük ihtimalle. nedense umut'un o günkü haline gördüğümde içimde bir şeyler koptu. ağlamak istedim ama ağlayamadım. yutkunamadım. dünyanın adaletsizliğini iliklerime kadar hissettiğim ilk gündü belki o gün. o küçük çocuğa sarılmak isterdim. ailesine, fakirliğine, yaşama sevincine, aptallığına ve o saçma sapan gülüşüne.
--------------
çocukken güçlü bir empati yeteneğim vardı. herkese acırdım. herkese merhamet ederdim. acı çeken insanların acılarını hissederdim. her akşam uyumadan önce düşüncelere kapılıp ağlardım. umut'a sataştım onu dövdüm çünkü hiç arkadaşı yoktu. kendine güveni yoktu. onun mutlu olmasını istedim. güçlü olmasını istedim. açılmasını istedim. kendini insanlara açmasını istedim. bunu gerçekten istedim mi istemedim mi tam olarak bilmiyorum. ama böyle olduğuna inanmak istiyorum.
--------------
çocukken güçlü bir empati yeteneğim vardı. herkese acırdım. herkese merhamet ederdim. acı çeken insanların acılarını hissederdim. her akşam uyumadan önce düşüncelere kapılıp ağlardım. umut'a sataştım onu dövdüm çünkü hiç arkadaşı yoktu. kendine güveni yoktu. onun mutlu olmasını istedim. güçlü olmasını istedim. açılmasını istedim. kendini insanlara açmasını istedim. bunu gerçekten istedim mi istemedim mi tam olarak bilmiyorum. ama böyle olduğuna inanmak istiyorum.
10 Haziran 2018 Pazar
satın alamadığım çirkin lüksler
ben bir anarşistim. marketlerden nefret ediyorum. devlet binalarında ki kuyruklardan da.
okyanusa açılmak istiyorum. sırada beklemek istemiyorum. yaşamak istiyorum.
özgür olmak istiyorum. bana özgürlüğümü satın almam gerektiğini söylüyorlar. kumsala gidiyorum
uzun ve geniş bir ağaç görüyorum. bundan iyi bir sandal olur kendime diyorum. gidip testere mi baltamı alıyorum. başlıyorum ağacı kesmeye. yaşlı bir adam yaklaşıyor yanıma iş üstündeyken. diyor ki bu ağaç benim malım, parasını öde. diyorum ki: neden beraber okyanusa açılmıyoruz?
ey insanlık ticaretten hiç anlamıyorsunuz. paha biçilemez olanı sattınız bir hayal uğruna. ama o hayaldir ki sattığınız şeyin ta kendisidir.
okyanusa açılmak istiyorum. sırada beklemek istemiyorum. yaşamak istiyorum.
özgür olmak istiyorum. bana özgürlüğümü satın almam gerektiğini söylüyorlar. kumsala gidiyorum
uzun ve geniş bir ağaç görüyorum. bundan iyi bir sandal olur kendime diyorum. gidip testere mi baltamı alıyorum. başlıyorum ağacı kesmeye. yaşlı bir adam yaklaşıyor yanıma iş üstündeyken. diyor ki bu ağaç benim malım, parasını öde. diyorum ki: neden beraber okyanusa açılmıyoruz?
ey insanlık ticaretten hiç anlamıyorsunuz. paha biçilemez olanı sattınız bir hayal uğruna. ama o hayaldir ki sattığınız şeyin ta kendisidir.
24 Mayıs 2018 Perşembe
hadi
nefret et benden
tükür yüzüme
yumrukla tutkumu
tekmele hislerimi
mahvet beni
gecenin bir başı
yıldızlar vururken ışığını
loşlukta kaybet beni
ayazın soğuğunda
boş yatağında
ay ışığında
bilirsiniz ki varoluş çok kapsamlı bir olaydır. pek çok elementi içerir barındırır muhafaza eder ve saklar içinde. bu elementlerden biri de aşktır.
tükür yüzüme
yumrukla tutkumu
tekmele hislerimi
mahvet beni
gecenin bir başı
yıldızlar vururken ışığını
loşlukta kaybet beni
ayazın soğuğunda
boş yatağında
ay ışığında
bilirsiniz ki varoluş çok kapsamlı bir olaydır. pek çok elementi içerir barındırır muhafaza eder ve saklar içinde. bu elementlerden biri de aşktır.
9 Mayıs 2018 Çarşamba
hatırlamaya değer şeyler
hayatta yeni şeyler özeldir.
yeni şeyler güzeldir.
daha önce bilinmeyen,
dana önce görülüp duyulmayan şeyler.
çünkü bilinç altı yutar eskiyi.
hapsedip zincirler.
işkence eder.
tekrar eder.
çürütür.
alışılmış hale getirir.
tazeliğini yitirir.
bu yüzden güzeldir yeni şeyler.
tazedir.
dokunulmamış,
kirletilmemiş.
yeni şeyler güzeldir.
daha önce bilinmeyen,
dana önce görülüp duyulmayan şeyler.
çünkü bilinç altı yutar eskiyi.
hapsedip zincirler.
işkence eder.
tekrar eder.
çürütür.
alışılmış hale getirir.
tazeliğini yitirir.
bu yüzden güzeldir yeni şeyler.
tazedir.
dokunulmamış,
kirletilmemiş.
6 Mayıs 2018 Pazar
totoro
herkes bohem, herkes entel!
herkes parfüm kokuyor,
herkes parıldıyor.
ben neyim burada ha?
pis bir sokak köpeği belki.
evet dostlar,
acılar gerçek.
gerçekler acı.
baharatlar daha acı.
gözyaşları en acı.
insanlara üstten bakabilmek içinmiş,
tüm o birikmişlik.
ben mi?
ben de onlar gibi bohem miyim?
entel miyim?
güzel kokup parıldıyor muyum?
hayır.
ben her şeyi,
kendim için yapıyorum.
ben bencil ve pis bir sokak köpeğiyim.
toplumun yüz karasıyım
ama en azından,
gerçeğim.
herkes parfüm kokuyor,
herkes parıldıyor.
ben neyim burada ha?
pis bir sokak köpeği belki.
evet dostlar,
acılar gerçek.
gerçekler acı.
baharatlar daha acı.
gözyaşları en acı.
insanlara üstten bakabilmek içinmiş,
tüm o birikmişlik.
ben mi?
ben de onlar gibi bohem miyim?
entel miyim?
güzel kokup parıldıyor muyum?
hayır.
ben her şeyi,
kendim için yapıyorum.
ben bencil ve pis bir sokak köpeğiyim.
toplumun yüz karasıyım
ama en azından,
gerçeğim.
10 Nisan 2018 Salı
derinlik
sen keşfe çıkmazsın
kaybolmaya çıkarsın
derinlik adamı hapseder
boğularak yaşamaya mecbur bırakır
meraktır kurduğu tuzak
merak edersin
dalarsın
görmek istemediklerini görürsün
bilmek istemediklerini bilirsin
tecrübe etmek istemediğin şeyleri tecrübe edersin
sonra
nefret ettiğin her şey haline gelirsin
seni kendine yabancılaştırır derinlik
savaşırsın
ama
kazanamazsın
her şeye rağmen
pişman değilsindir
kaybolmaya çıkarsın
derinlik adamı hapseder
boğularak yaşamaya mecbur bırakır
meraktır kurduğu tuzak
merak edersin
dalarsın
görmek istemediklerini görürsün
bilmek istemediklerini bilirsin
tecrübe etmek istemediğin şeyleri tecrübe edersin
sonra
nefret ettiğin her şey haline gelirsin
seni kendine yabancılaştırır derinlik
savaşırsın
ama
kazanamazsın
her şeye rağmen
pişman değilsindir
6 Nisan 2018 Cuma
ekonomi siyaseti
şirketler bireyleri dürter hale geldi. her güç sahibinin yaptığı gibi.
bütün büyük şirketlerin kaderi bu. modern bir feodalizm hakim dünya üzerinde.
bu feodalizm çarkı da büyük şirketler üzerinden para yoluyla yürüyor.
parasal sistemi yıkmak lazım. komünizm için değil, anarşizm için. bu büyük şirketlerin insanlar üzerinde ki etkisi devletten bile büyük olabiliyor. şirketler büyüyor ve feodalizmin modern hali gitgide güç kazanıyor. para karşılığı çalışan alıyorum, o çalışanlarla daha çok para alıyorum bu parayla da daha çok çalışan alıyorum. işler böyle yürüyor. bana dokunana kadar umrumda değildi bu şirketler ve kurdukları feodel sistem, ama bugün bana dokundular. telefonumu arayıp aylar önce kapatılması gereken aboneliğimin kapatılmadığını ve birike birike beni bir ton borca soktuğunu öğrendim. bana bunları anlatan kadının umursamazlığı ve şirkete olan itaatkarlığı bir köpeği andırıyordu. beyni olmayan itaatkar insani duygularını yitirmiş bir yaratık, ve o an bir aydınlanma yaşadım. şirketlere ve efendilerine bağlı bir grup modern köle. para uğruna yaşam geçim uğruna kimliklerini kaybeden beyinsiz itaatkar bir ton köle.
bütün büyük şirketlerin kaderi bu. modern bir feodalizm hakim dünya üzerinde.
bu feodalizm çarkı da büyük şirketler üzerinden para yoluyla yürüyor.
parasal sistemi yıkmak lazım. komünizm için değil, anarşizm için. bu büyük şirketlerin insanlar üzerinde ki etkisi devletten bile büyük olabiliyor. şirketler büyüyor ve feodalizmin modern hali gitgide güç kazanıyor. para karşılığı çalışan alıyorum, o çalışanlarla daha çok para alıyorum bu parayla da daha çok çalışan alıyorum. işler böyle yürüyor. bana dokunana kadar umrumda değildi bu şirketler ve kurdukları feodel sistem, ama bugün bana dokundular. telefonumu arayıp aylar önce kapatılması gereken aboneliğimin kapatılmadığını ve birike birike beni bir ton borca soktuğunu öğrendim. bana bunları anlatan kadının umursamazlığı ve şirkete olan itaatkarlığı bir köpeği andırıyordu. beyni olmayan itaatkar insani duygularını yitirmiş bir yaratık, ve o an bir aydınlanma yaşadım. şirketlere ve efendilerine bağlı bir grup modern köle. para uğruna yaşam geçim uğruna kimliklerini kaybeden beyinsiz itaatkar bir ton köle.
5 Nisan 2018 Perşembe
büyük ve küçük sonsuzluklar
bugün matematik üzerine düşündüm. 0 ve 1 arasında da bir sonsuzluk var, 0 ve 100 arasında da.
bu sonsuzluklar birbirinden ayrı tutulabilir mi? sonsuz 1lerin toplamıyla sonsuz 99ların toplamı büyük ve küçük sonsuzluklar şeklinde ayrılabilir mi? bunu evren içinde düşünüyorum,
milyarlarca yıldız içinde ki küçük yıldızın minik gezegeninde keşfettiğimiz minik bir sonsuzluğumuz var. bu açıdan bakıldığında sonsuzluklar büyük ve küçük şeklinde sınıflandırılabilir gözüküyor.
yeri gelmişken sonsuzluk kavramının varlığını da inceleyeyim. sonsuzluk gerçekten var mı?
sonsuzluğu algılayamadığımız için varlığını ret edebilir miyiz? hayatlarımız da hiç sonsuzlukla karşılaştık mı?
sonsuzluğu algılamaya veya kavramaya ne kadar yaklaşabiliriz? bu soruların cevabını 0'da bulabiliriz gibime geliyor. sonsuzluğa olan uzaklığımız bizi 0'a yaklaştırıyor. hiçlik yani 0 noktası; bu sıfır noktasının alabileceği değerler ve potansiyeli düşünmek sonsuzluğu algılamanın püf noktasını oluşturuyor. kainatın 0'dan başladığını, sonsuzluğunda yine 0'dan başladığını düşünürsek sonsuzluğun kökenlerinin 0'a dayandığını söyleyebiliriz.
0 ve 1 tüm yazılımların, tüm internetin ve sanıyorum ki her şeyin üstüne kurulmuş muazzam bir sistem.
olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.
15 Mart 2018 Perşembe
arayışım üzerine verdiğim kararlar yönergeler ve kurallar
hiçbir şeyi bahane etmeyeceksin.
her spesifik konu genelin olsun.
senin işin geleceği tahmin etmek değil geleceğe şekil vermek.
seni şaşırtan tek şey zorlukların kolaylığı olsun.
13 Şubat 2018 Salı
cevaplar
kendin ol.
bilidiğin kadarsın çünkü.
çok bil.
bildiğin kadarsın.
şimdik hayatım üzerine bir düşünceler silsilesi yaratmak istiyorum;
benim hayattaki ölçütlerim nelerdir. bununla başlayalım..
açıkça söylemek gerekirse hayatımda ölçüt mölçüt yok. koy göte bayır aşağı yuvarlanıp gidiyorum.
hayatın savurduğu dalgalarda bi yukarı bir aşağı inip çıkıyorum. tabi insan arasıra kontrolü ele almak istiyor bu sikko denizde. sessiz sakin bir limana demir atmak istiyor. bunun içinde çabalıyor çırpınıyor ve bir şekilde kendini o limana atıyor.
hayattaki konumum.
şuan yukarda anlattığım o sikko denizde boğulmaktayım. çünkü ben bir gerizekalıyım. benim sevdiğim şey yüzmek veya yüzmemek değil. savrulup gitmekten de haz almıyorum. yüzmekten de, kurtulmaya çalışmaktan da haz almıyorum. bu durumda ben ne yapıyorum?
evet baylar ve bayanlar cevap veriyorum.
benim yaptığım şey bu ikisinin arası. itiraf etmek gerekirse bazen kendimi o limandaymış gibi hissediyorum bazende dalgalar üstünde savruluyor gibi oluyorum. gönül ister ki hep o limanda olayım hiç savrulmayayım! YOĞ! öyle değil işte, ben savrulmayı da özlüyorum o limana vardığımda..
insanın doğası.
bu faaliyetlerimi, düşüncelerimi ve eylemlerimi insan doğasına bağlamak istiyorum.
insan çabuk sıkılan bir hayvandır, ve amacı eğlenmektir. çünkü hepimiz bir grup şebek maymun olmaktan çıkamamış durumdayız.(insanlık ve evrim benim günah keçim!) stabilize olmayı sevmiyoruz, çünkü stabilize olduğumuzda eğlenemiyoruz.
bilidiğin kadarsın çünkü.
çok bil.
bildiğin kadarsın.
şimdik hayatım üzerine bir düşünceler silsilesi yaratmak istiyorum;
benim hayattaki ölçütlerim nelerdir. bununla başlayalım..
açıkça söylemek gerekirse hayatımda ölçüt mölçüt yok. koy göte bayır aşağı yuvarlanıp gidiyorum.
hayatın savurduğu dalgalarda bi yukarı bir aşağı inip çıkıyorum. tabi insan arasıra kontrolü ele almak istiyor bu sikko denizde. sessiz sakin bir limana demir atmak istiyor. bunun içinde çabalıyor çırpınıyor ve bir şekilde kendini o limana atıyor.
hayattaki konumum.
şuan yukarda anlattığım o sikko denizde boğulmaktayım. çünkü ben bir gerizekalıyım. benim sevdiğim şey yüzmek veya yüzmemek değil. savrulup gitmekten de haz almıyorum. yüzmekten de, kurtulmaya çalışmaktan da haz almıyorum. bu durumda ben ne yapıyorum?
evet baylar ve bayanlar cevap veriyorum.
benim yaptığım şey bu ikisinin arası. itiraf etmek gerekirse bazen kendimi o limandaymış gibi hissediyorum bazende dalgalar üstünde savruluyor gibi oluyorum. gönül ister ki hep o limanda olayım hiç savrulmayayım! YOĞ! öyle değil işte, ben savrulmayı da özlüyorum o limana vardığımda..
insanın doğası.
bu faaliyetlerimi, düşüncelerimi ve eylemlerimi insan doğasına bağlamak istiyorum.
insan çabuk sıkılan bir hayvandır, ve amacı eğlenmektir. çünkü hepimiz bir grup şebek maymun olmaktan çıkamamış durumdayız.(insanlık ve evrim benim günah keçim!) stabilize olmayı sevmiyoruz, çünkü stabilize olduğumuzda eğlenemiyoruz.
5 Şubat 2018 Pazartesi
kes
beyazlara bürünmek istiyorum,
bir kaç kadehte şarap
asmak istiyorum kendimi bu gece
delik deşik bir kalp
silik anılar
mutsuz bir kadın
bir kaç kadehte şarap
asmak istiyorum kendimi bu gece
delik deşik bir kalp
silik anılar
mutsuz bir kadın
29 Ocak 2018 Pazartesi
sapık
kıvrak kalçalarında biriken şehvetli enerji
bir kısrak kadar hararetli
keyif ve neşeyle inen günahkar bedeni
kaç erkek daha vaftiz etmeli?
bir kısrak kadar hararetli
keyif ve neşeyle inen günahkar bedeni
kaç erkek daha vaftiz etmeli?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)