Uzuvlar döner ve dolaşır. Göklere doğru, güneşe doğru. Bir dere var içimde, kıpkırmızı. Toplanıyor tüm yağmurlar, birikiyor içimde. Fırtınalar, yıldırımlar ve gök gürültüsü. Art arda geliyor her şey.
Kan ve gözyaşı, başımdan aşağı. Kim anladı, kim anlattı. Uzun, büyük ve tehditkar el kol hareketleriyle anlattı. Tüm vücudu ve ağırlığıyla. Yüce bir ağaç gibi. Devrildi gövdem, gövden. Aşk, bir yolunu bulur, sızar en ince zihinlere. Mevsim dönümü, yapraklar, yağmurlar. Bu yüce kaya parçası üstünde, ayaklarımız yanıyor her adımda. Başımız bulutlardan dışarı sarkıyor, sarmalıyorum dünyayı. Gerdi kollarını, upuzundu kolları. Tuttu saçını, tuttu ve kokladı. Gerindi tüm vücudum, terledim, üşüdüm. Ne kar yağdı, ne de yağmur. Kışın ortasında yaz, sımsıcak hava. Pek çok buluşma, aşk. İki kayıp, yorgun yolcu. Bir ağacın gölgesi. Dinlenip sohbet etti, paylaştı muhabbeti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder