kara kumlarda kumarbazlar. kartlar, eller ve kollar. bileklerde taze, taze ve ince. belinden tutmuş evirip çevirmiş. kokusu kalmış geride. gerine gerine, tadını çıkara çıkara. öpüşler ve gülüşler. bir kumarbaz çalmış götürmüş. keskinmiş tuttuğu kartlar ve verdiği kararlar. gözündeymiş ve aklındaymış başından beri. tutmuş ve çalmış. arka çıkmış batmış ve batırmış. zenginliğine el koymuşlar. yolunu kaybedip aya tutunmuş. ay sormuş, sorguya çekmiş. iki kelam etmiş ve gerçekler her zaman belirsiz. gerçekler her zaman körpe ve taze, solukluğa, inlercesine, aşık. sebebini bulmuş gecenin derininde karanlığın köşesinde bir düşüncenin gizinde. korkmuş ve ölmüş. dirilmiş ve doğmuş. tek gecede, pek çok geceye yayılarak. çıngıraklı yılanın çıngırağından tutarak. orada, çölün şafağında, bir dansözün eteğinde, bir kumarbazın keskin gözlerinde, bir devenin hörgücünde, aşkın karanlığında. erimiş, akmış ve mumlar aydınlatmış. hiddetlenip, şiddetlenmiş. terlemiş ve kudurmuş. aşk budur demiş herkes. herkes heyecanlı, nefesler derinleşmiş, tutulmuş, şaşkınlık ve şevkin derinliği başlara vurmuş, bayılanlar olmuş. mum erimiş, akmış, karışmış ve bulanmış. oradaymış, herşey, gözler önünde, bir ileri bir geri, sallanmış salıncak, çarşaflara dolanmış, baş aşağı sarkmış. gözler ve tutulmayan sözler. iki tepe, iki çoban ve yüzlerce keçi. kimi ak, kimi kara. kumlarla çevrili her köşesi, battığı yer ve çıktığı yer. sulanmış, vaha olmuş, palmiyeler ve rüzgar. aşk şarkılarının bestelendiği yaz geceleri, bir fısıltının yitip gitmediği yer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder