Ceketinin cebinde, bir papatya. Uydurdum değil mi? Birbirimize ne yapıyoruz? Sadece konuşuyoruz. Açılıyor çeneler, dönüyor diller. Sonra, palavralar. Binlerce yıllık bir hikaye, sadece farklı karakterler. Bir mit, bir efsane. Bir oyun, bir eğlence. Kimya ve biyoloji. Açarsın kapıyı, üşürsün. Biri girer içeri. Bir hırsız, bir korkak, bir kaçak. Davetsiz bir misafir, tekinsiz bir yabancı. Şöminenin başında çeker kılıcını, saplar sana. Az ve öz kelimeler eşliğinde. Belki ölürsün, belki yaşarsın. Ay ışığına tutunursun, yıldızlarla avunursun. Korkak kalbindeki sızlayan acıyla iki büklüm olursun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder