Çırp çırp çırp. Kanadım kırık, kolum kırık. Kalbim kırık. Uçamam daha. İnancım yok, başından beri. Hiç umut var mıydı ki? Bir mart ayı işte, düştü içime bu hastalık. Bir göz kırpış, bir çalım yetti. Kör oldum. Beyaz bir körlük. Hayat böyle işte. Yuvarladı beni, kırıldı kolum kanadım. Meze ettim kendime. Tüm bu kırıklığı. Nisan geldi, havalar güzelleşiyor. Nedir dermanı, bu yaranın. Oturdum işte, bir başıma. Bir hayal kurdum. Tek başıma. Uzadı, Bitiyor mu? Başlıyor mu?
Gittim işte oraya. Hatırladım, bakışı. O bakışı. İçime düşen o bakışı. Beni yataklara düşüren o bakışı. Beni kahreden, saçımı yolduran o bakışı. Bana umut veren, içimi ısıtan, yüzümü gülderen o bakışı. Sonra oturdum bir başıma, anlatabiliyor muyum? Bir hayal kurdum, tek başıma mıydım? Bilmiyorum. İnanmak istedim, özlemişim inanmayı. Malum, insan özler. İnanmak ister. Umut eder.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder